Harmony Clean Flat Responsive WordPress Blog Theme

Gezgin Kitap Kardeşliği ile Blog Turları #28 'Kızıl Ateş' || Kitap Yorumu

22:52 Keira Daisy 0 Comments Category : , , , , , , , , , , , ,


ilona andrews


Herkese merhaba!  Yepyeni bir turla, “Kızıl Ateş” ile sizlerleyiz.  Lafı hiç uzatmadan konuya geçmek istiyorum ben. 

Her şey  1863 yılında, bizim dünyamıza çok benzeyen başka bir gezegende, Osiris adlı serumun icat edilmesiyle başladı.  Bilim adamlarının geliştirdiği bu karışım insanların büyü yeteneklerini ortaya çıkarıyordu. Tabii ki insanların aç gözlülüğü nedeniyle bu serum kısa sürede ortadan kaldırıldı. Beklenmeyen sonuç ise büyünün ailelerden çocuklarına geçmeye başlaması oldu. Zengin büyü gücüne sahip aileler güçlerini arttırmaya başladılar. Zengin gücü olan bu insanlar kendi hanedanlıklarını kurmaya başladılar.

“Seni tanıyorum-“
“Hayır, tanımıyorsun. Beni savaştan önceki çocuk halimle biliyorsun.
Söyle bana, şimdi neyim ben?”
“Bir seri katilsin.

Yetenekler çok fazla ve çeşitlere ayrılıyor. Enerkinetikler, fulgurkinetikler, akyakinetikler... Bunun yanında güç derecesine göre de bir sınıflandırılma mevcut. Düşük, ortalama, dikkat çeken, önemli ve lider. Sizin de anlayabileceğiniz gibi liderler en üst seviyede ve bu kişiler genelde askeriye gibi yerlere alınmak isteniyor.

Gelelim ana konumuza. Nevada insanların yalan söylediğini anlama gücüne sahip. Bu gücünden çok az kişinin haberi var. Kızımız yirmi beş yaşında bir dedektif. Şirketi her ne kadar kendileri kurmuş olsa da bir şekilde Montgomary Uluslararası Araştırmaların bir kuruluşu olarak çalışmaya başlamış. Ve şimdi bu kuruluşun Nevada’dan bir isteği var. Yoksa emri mi demeliyim?

“Zenginsin değil mi?”
“Evet.”
“Odanın havalandırmasını falan yaptıramadın mı?”
“Burada saatlerce oturmayı beklemiyordum. Eğer sıcakladıysan sütyenini çıkarmaktan çekinme.”

Adam Pierce, bir bankayı soymaya çalışırken güvenlik görevlisini öldürmüş olan kaçak bir hanedan üyesi. Ailesi ne olursa olsun onun bulunmasını istiyor. Polislerden önce! Yoksa oğullarını bir daha hiç göremeyecekler. Aile MUA’ya baş vurunca MUA’da çareyi Nevada’ya bu işi vermekle buluyor. Her ne kadar bunu kabul etmek istemese de şantaj sonucu artık görev  Nevada’nın.

Şöyle bir sıkıntı var ki Adam bir lider. Pirokinetikler yani ateş gücüne sahip olan kişiler eğer ortalama sınıfındaysa yirmi dokuz litrelik buzu bir dakikada eritebiliyorlar. Adam ise aynı sürede yetmiş kilo paslanmaz çeliği eritebiliyor! Nevada’nın başı cidden dertte.

“Kolundan ucuz bir sihirbaz gibi sağlam bir kurdele çıkarıp beni onunla bağlayacağını ve bodrumunda zihnen işkence fetişini yerine getireceğini bilsem senin vururdum. Defalarca.”

Üstelik derdi bununla da bitmiyor. Adam’ın peşinde bir kişi daha var. Conner, diğer ismiyle Çılgın Rogan. İnanılmaz bir büyü gücüne sahip olan bu adamla Nevada’nın yolları kesişiyor. (ama ne kesişme)

Kitabın genel tanıtımına geçelim hemen. Ben kapağa bayıldım! Gördüğüm anda (konusunu daha okumadan) aklıma kazındı görüntüsü. Belki bunun nedeni oynadığım oyun türlerine benziyor oluşundandır ama kitabın konusuna uyduğuna dair garanti verebilirim size. Kitap daha basılmadan yollandığı için kapağı canlı görmedim ama bana resmi de yetti. Yazılar akıcı, çeviri çok güzel, birkaç yazım hatası dışında hiçbir sorun yok. Zaten en azından bir Yabancı kitabı okuduysanız stilini biliyorsunuzdur.

“Aileni unut ve benimle uçurumdan atla. Beraber uçarak uzaklara gideriz.”
Öne doğru eğilip yanağından öptüm. “Bu akşam olmaz. Eğer kanatlarım çıkarsa belki bir gün.”


Okumanızı tavsiye edeceğim bir seri. Kaçırmayın derim.


RELATED POSTS

0 yorum